• 14 Mart 2026 00:44

Güncel Haberler

Güncel Haberler

‘Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir’

Byadmin

Mar 13, 2026

10’UNCU Milli İrade Platformu iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz hükümet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor; hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Bu süreçte, dün gece olduğu gibi hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükümetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi, çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. Sizlerden de İran’a saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum” dedi.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aziz İstanbullular, Milli İrade Platformu’nun değerli temsilcileri, kıymetli hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Milli İrade Platformu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar buluşmasının; başta platform bünyesinde güçlerini birleştiren sivil toplum kuruluşlarımız olmak üzere milletimiz, coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Baharın yavaş yavaş yüzünü gösterdiği bu güzel İstanbul akşamında, gönüllü teşekküllerimizin siz kıymetli temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti evvelemirde belirtmek istiyorum. Bu anlamlı birlikteliğe vesile olan, bugün burada gönüllerimizi buluşturan, bizleri bir araya getirmek suretiyle hasret gidermemize katkı veren herkese şükranlarımı sunuyorum. Her birinize iftarınızı bizlerle paylaştığınız için teşekkür ediyorum. Bu vesileyle Milli İrade Platformu’nun tüm üyelerinin mübarek Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyor; bu kutlu ay içinde Allah rızası için tuttuğunuz oruçların, ettiğiniz ibadetlerin, ülkemizde ve dünyanın farklı köşelerinde yaptığınız hayır ve hasenatın kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Şimdiden, önümüzdeki pazartesi vasıl olacağımız Kadir Gecenizi tebrik ediyor; inşallah ardından erişeceğimiz Ramazan Bayramı’nın da sizlere ve ailelerinize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Burada hepimizin hissiyatına tercüman olacağına inandığım şu duaya, sizlerin de yürekten ‘Amin’ diyeceğinize inanıyorum: Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı iman, Rızayı Rahman. Cenab-ı Allah hepimize bu şekilde yaşamayı, son nefesimize kadar iman üzere, istikamet üzere olmayı, Sırat-ı Müstakim üzere bir hayat sürmeyi, ruz-ı mahşerde de Peygamber Efendimizin Liva-ül Hamd sancağı altında haşru cem olmayı bizlere nasip eylesin diyorum” dedi.

‘7 EKİM’DEN BU YANA GAZZE’DE ŞEHİT EDİLENLERİN SAYISI 640’I BULUYOR’

Erdoğan, “Değerli kardeşlerim; Ramazan barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayıdır. Ancak İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde acıyla, gözyaşıyla, çatışmalarla, savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze, ateşkese rağmen huzura hasret kalırken; bir de buna İsrail’in Batı Şeria’daki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’yi aşkın Filistinli sivil, son iki yılda İsrail güçleri veya yerleşimci teröristler tarafından hayattan koparıldı. 10 Ekim’den bu yana Gazze’de şehit edilenlerin sayısı 640’ı buluyor. Katledilenlerin kahir ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklarımız, ya füzelerin, ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor. Komşumuz İran’dan Yemen’e, Sudan’dan Somali’ye kadar coğrafyamızın dört bir yanında maalesef aynı üzüntü verici manzarayla karşı karşıyayız. Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar. Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup lütfen samimiyetle cevap verelim; sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evlerine dönemediği bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur” diye konuştu.

‘SÜRÜSÜNDEN AYRILAN BİR PENGUEN KADAR BİLE GÜNDEME GELMEDİ’

Erdoğan, “Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur. Oyuncakların kana bulandığı, hayallerin yarım kaldığı, çocukların o cennet yüzlerinde açan tebessüm çiçeklerinin vakitsiz solduğu bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur. Çocukların çocukları büyütmek zorunda kaldığı bir dünyada soruyorum; tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur. Daha üzücü olan bu tabloya dünyanın sessiz kalması, duyarsız kalması, yaşanan acıları adeta yok saymasıdır. Suriye’de 13,5 yıl süren zulümde bunu gördük. Somali’de insanlar açlıktan kırılırken bunu gördük. Hocalı’da kardeşlerimiz katledilirken bunu gördük. Öncesinde Srebrenitsa’da, o soykırımda bunu gördük. En son bunu Gazze mezaliminde, hem de çok acı bir şekilde gördük. Halklar tepki gösterirken, üniversiteler birer direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleriyle dolup taşarken ne yazık ki yönetimler kimi zaman baskıya, kimi zaman şantaja boyun eğdi. Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Bir avuç vicdan sahibi, ilke sahibi; tüm bunlarla birlikte cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında coğrafyamızdaki zulümlere tepki gösteren, dahası bunları durdurmak için didinen neredeyse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı; sanal alemin sahte vicdanı sahnesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi” dedi.

‘SİNMİYORUZ, SUSMUYORUZ, FİLİSTİN’İ UNUTMUYORUZ’

Erdoğan, “Çok değerli kardeşlerim; vicdan tutulmasına uğramış işte böyle bir dünyada Türkiye olarak, sizlerin de destekleriyle insanlığın vicdanı olmanın mücadelesini hep birlikte veriyoruz. Bugün Türkiye’nin Anadolu merkezli yaktığı çoban ateşi, gönül ve kültür coğrafyamızın her yanında milyonlarca mazlumun yüreğini ısıtıyor. Filistin’den Arakan’a, Afrika’dan Latin Amerika’ya; uluslararası toplumun sırtını döndüğü yerlerde sizlerle varız, resmi kurumlarımızla varız, sivil toplum kuruluşlarımızla varız. Bir garibin elinden tutmak, bir mazlumun gözyaşını silmek, bir yetimin, öksüzün başını okşamak için hep beraber seferber olmuş durumdayız. Gazze’deki kardeşlerimiz başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma halindeyiz. Milli İrade Platformu’nun öncülüğünde 1 Ocak’ta Galata Köprüsü’nde bir araya gelen yüz binlerin haykırdığı gibi: Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz. Şunu da bugün açık açık ilan etmek istiyorum: Bu can bu tende olduğu müddetçe mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız. Bu vesileyle, şimdiye kadar milyonların katılımıyla düzenlediği dört Gazze mitingiyle hakkın ve haklının tarafında duran Milli İrade Platformu’nu tebrik ediyor, Cenab-ı Allah sizlerden razı olsun diyorum. Sadece mazlum ve mustazafların değil, yaklaşık 13 yıldır milli iradenin ve milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ediyor, teşekkür ediyorumö dedi.

‘MEZHEP VE ETNİK KÖKEN TEMELLİ KIŞKIRTMALARA KARŞI DİKKATLİ OLMANIZI İSTİYORUM’

Erdoğan, “Yüzü sivil toplum kuruluşu olmak üzere 312 aktif üyeye sahip bu platform, 5 Aralık 2013’ten beri isminin hakkını ziyadesiyle vermektedir. Burada şu hususu da önemle vurgulamak durumundayım: Aramızdaki dayanışma ve dostluğu diri tuttuğumuz sürece demokrasimizi tehdit ve tehlikelerden koruyabiliriz. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi. ‘Bünyan-ı mersus’ hükmü var ya, o hükümde olduğu gibi. Birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Allah’ın izniyle bugüne kadar aramıza mesafe koymadık, inşallah bundan sonra da tek yürek, tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Bilhasa bölgemizin içinde bulunduğu konjonktürde hem kardeşliğimizi güçlendirmeye hem de sağduyuyu korumaya ihtiyacımız var. Bakınız; biz hükümet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor; hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Bu süreçte, dün gece olduğu gibi hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükümetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi, çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. Sizlerden de İran’a saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum” diye konuştu.

‘BİZ UZUN İNCE BİR YOLA REVAN OLDUK’

Erdoğan, “Buradaki her bir kardeşimin şunu bilmesini arzu ederim; biz uzun ince bir yola revan olduk. Uzun soluklu bir mücadele için kolları sıvadık. Tüm çabamız Üstad Necip Fazıl’ın; ‘İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aşta Ve ayrılık anneden, vatandan, arkadaştan’ dediği mukaddes ve muazzam davamızın muzaffer olması içindir. Bizden öncekilerin büyük bir fedakarlıkla uğruna ağır bedeller ödeyerek surda açtığı gediği büyütmek için biz bu mücadeleyi veriyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum; tempomuzu artırmamız, daha çevik, daha atılgan olmamız gereken yeni bir döneme giriyoruz. Bu yeni dönemde siz sivil toplum kuruluşlarımızın daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, insicamlı, daha görünür olması gerekiyor. Şurası bir gerçek ki sivil toplum kuruluşlarımızın asıl güç kaynağı maddi imkanları değil, samimiyetleri ve gayretleridir. Bizi güçlü kılan yüksek binalarımız, şaşaalı törenlerimiz değil; dik duruşumuz, tavrımız, ideallerimiz için verdiğimiz yiğitçe mücadelemizdir. Maddi imkanları samimiyetle harmanladığımız ölçüde hedeflerimize vasıl olabiliriz. Gayemiz yine Üstadın ifadesiyle; ‘zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı fark edecek kadar gözü keskin bir gençlik’ yetiştirmektir. Bayrağı bizden devralacak, davayı bizden sonra sırtlayacak; bizim açtığımız yoldan, bizim araladığımız kapıdan yürüyecek nitelikli, ahlaklı, şuurlu, özgüven sahibi gençleri yetiştiriyorsak işte o zaman görevimizi layığıyla yapıyor, emanetin hakkını veriyoruz demektir. Sivil toplum kuruluşlarımızdan gençlere sahip çıkmalarını bekliyorum. Hayatı anlamlandırma, dünyaya bakışlarını belirleme noktasında onlara yardımcı olmanızı, rehberlik ve yoldaşlık etmenizi sizlerden rica ediyorum” dedi.

‘İLBER ORTAYLI HOCAMIZA CENAB-I ALLAH’TAN RAHMETLER NİYAZ EDİYORUM’

Erdoğan, “Bu düşüncelerle sözlerime son verirken; bugün vefat haberini almaktan büyük üzüntü duyduğum Profesör Doktor İlber Ortaylı hocamıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Entelektüel kişiliği, engin bilgi birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısına ve sevgisine mazhar olan merhum hocamızın ailesine ve öğrencilerine de buradan başsağlığı diliyorum. Bu güzel iftar sofrasında ekmeğinizi bizlerle paylaştığınız için sizlere tekrar teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun, kalın sağlıcakla” dedi.

Kaynak: DHA

avcılar escort güneşli escort esenyurt escort beylikduzu escort silivri escort şirinevler escort istanbul escort kayaşehir escort halkalı escort merter escort küçükçekmece escort mecidiyeköy escort şişli escort ankara escort antalya escort izmir escort kayseri escort muğla escort kocaeli escort tekirdağ escort maltepe escort dubai vize Rusya Vize istanbul escort anadolu yakası escort